13 Temmuz 2013 Cumartesi

BİR GÜN





Daima iyi şeyler yemek için birbirini kıran insanoğlu, bu dünyadan kıçına bir tutam pamuk yiyerek gideceğini unutmamalıdır.









Bir gün gelecek,insanoğlu,parayla huzuru satın alamadığını anlayacaktır.Ancak o gün geldiğinde elinde paradan başka hiçbir şey kalmayacaktır.


4 Haziran 2013 Salı

GÜZEL ÜLKEM






Kandiliniz mübarek olsun.

Bilal OKUMUŞ













GÜZEL ÜLKEM


Güzel bir geleceğimiz olacağına inanmak,fakirin ekmeğe duyduğu özleme benzer bazen.Sazı elinde türkü söyleyen bir ozan gibi okumalı sözleri,söylemleri.Sevgiyle ve ilgiyle ve aşkla görmeliyiz o gözleri.Neye niyet bu nasıl kısmet güzel Ülkem ve insanları...Sarhoş,ayyaş,berduş,kimsesiz her şeyinle güzel değilmisin sen zaten.Öfken kime güzel Ülkem ,kime kızdın da bu kadar toz toprak oldu güneşin,kime kızdın da elin ayağın titrer oldu ihtiyar .Sen medeniyetlerin yolculuğunda en bilinen kalesin.Küskünlüklerimiz sevgimizden daha küçük inan bana.Kendine gel güzel Ülkem ,hepimizin sana çok ihtiyacı var.Sözlerimizi oku,gözlerimize bak aşkla.Sana çok ihtiyacımız var güzel Ülkem...çok!

Bilal OKUMUŞ




17 Mart 2013 Pazar

HAYKIR









Beklemekmi güzel olan ,beklemeye ,bekletilmeye duyulan özlemidir işin aslı.Sakin ve yudum yudum içerken hayatı ve beklemeden yaşarken her anı sorunsuzca neydi derdin ey insanoğlu bekler oldun.Sor!Sor ki sesin arşı alada yankılanıp bir tokat gibi insin yüzüne beklediğinin hasreti.

Görmeden duymadan ve gözün gözüne dokunmadan sağır bekleyen yüreğine insin tüm ağırlığıyla o bekleyişlerin.Simsiyah aydınlık olsun önün ,her nasıl olacaksa.




İNSAN OLMALI


Korkularımla yaşadığım,uzun - kısa ve anlamsız nice iç yolculuklarım oldu bilinmez.Bilinirde dile gelmez belki.Dünü dünde bırakıp yelkenleri şişirmek ve yeni dalgaların olduğunu bile bile yolculuk yapmak biz insanoğlunun doğasında var sanırım.Doğruyu tanımlamak için verilen onca mücadele boşuna,yanlışı yaşamaktan korkmak ise tabiata aykırı.Bir değirmen taşı gibi işi belli gücü belli döner durur insanoğlu aslında.O taşken un yapar. İnsanoğlu taş oğlu taş yaşamaya devam eder sende bilirsin.Ne olmalı....güneşin sırlarına hakim olmalı insan ayın duruluğuna hayran ve insan olmanın nedeni ile meşgul.Sırları bilmeli insan ve sırları olmalı öğrendiği öğreteceği.Bilinmeze yolculuk hikayeleri gibi yaşamalı ,ama bilinmezi de bilmeli aslında.Telgraf hızında devam eden ve zor gibi görünen bu yaşamda bir mektup kadar içten duygulara sahip olmalı insan ,ağır ve güçlü.  

İnsan olmalı!





14 Mart 2013 Perşembe

İYİKİ GELDİNİZ





Ekmeğe,suya duyduğumuz özlem kadar büyüktür,anlaşılmaya duyduğumuz ihtiyaç.







7 Mart 2013 Perşembe

KIRILMA NOKTASI

KIRILMA NOKTASI

Napolyon Bonaparte bir gün dost ve arkadaşları ile sohbet sırasında asaletten ve asaletin öneminden bahsederken yanında onun geçmiş yaşamını iyi bilen bir arkadaşı şöyle demiş;Bu kadar asaletten bahsediyorsun ama unutmaki senin annen bir hizmetçiydi.Hal böyleyken sen nasıl olurda asaletten bahsedersin. Napolyon şöyle cevap vermiş;Benim asil bir aileden gelmediğim doğru ama neden bu asalet benimlebaşlamasın…. Yaşantımızın her anı yarınlarımızın anahtarı gibidir aslında. Bulunduğumuz her durumda insan olmanın onuruna yakışır davranabilmektir aslında asalet.Bizden önce bize öğretilmeyen yada yaşadığımız koşullar nedeni ile öğrenemediğimiz bir çok şeyi öğrenmek için çabalamalıyız. Ekonomik edinimlerimizden çok hayata bıraktığımız sosyal izlerle hatırlanacağımız gerçeğini unutmamalıyız.Doğru şekillendirilmiş bir evlat,topluma yarar sağlayacak bir kitap yada bilim için verilen çabalar …bunların hepsi yaşama sıcak dokunuşlar ve kalıcı izler olarak tarihte yerini alacaktır.Kendimizden fedakarlık etmeden bireysel düşünerek geçirdiğimiz her an zaman içinde unutulmak denen ve aklı başında her insanın kabullenmek istemeyeceği bir tokat olarak geri dönecektir. Varoluşumuzun temel nedeni ile ilgili kapitalist söylemlerden uzaklaşmalı,bireysellikten sıyrılmalı ve hayata iz bırakmak için çabalamalıdır insan.İdealist ve toplumsal gerçeklerden uzak gibi görünen bu söylemlerimin , özünde,bu yazıyı okuyan herkes tarafından kabul edildiğini biliyorum. Bize ‘’gerçeğimiz’’ olarak kabul ettirilmiş olan yaşam biçimimiz nedeni ile hayatımıza adapte etmekte zorlandığımız bu söylemlerin gerçekliğinden hiçbirimiz kaçamayız.Şekiller üzerinden değil değerler üzerinden yaşamak için gayret ettiğimiz sürece hayatımızın her solukta daha anlamlı ve daha dolu hale geleceğini göreceğiz.Maddi değerler üzerinden oluşturulmuş ve sadece nesnel kazanımlara yönelik toplumsal davranışlardan uzak kalmak önceliğimiz olmalıdır.Bu öncelik ,önce bizi ,sonra bizden sonraki nesilleri kurtarma girişimidir aslında.Unutma ki Sen hayatın merkezisin.Birey olarak sorumluluklarını bilen ve insanlık vasfına uygun değer yargıları oluşmuş bir toplumun geleceğe bırakacağı çok şey olduğu aşikardır.Ve unutma ki sen; Senden sonra gelecek olanların kırılma noktasısın.


www.bilalokumus.com

18 Şubat 2013 Pazartesi






                                                        Evlatlarım